
Gömdüğünüzü zannettiğiniz bütün gerçeklikleri, yeniden gündeme getirecek bir koltuk minderi bulacağınız o gün, dinleyeceğiniz şarkıları ve anımsayacağınız güzel anları iyi seçmelisiniz.
Küçücük bir mimiğiniz ya da tek bir ses titremesi, konunun aslında hiçbir zaman bir erkek çocuk gâyesi olmadığını anlamalarına neden olabilir.
Birlikte yaratmak istediğinizin bir insan değil, bir yaşam olduğunu onlar bilmemeliler.
Kendi yaşamını yaratırken başkasının sana eşlik etmesi için onu zorlayamazsın. Bazen sahneye atlayıp tek başına dans edebilmen gerekir.
Bazen o koltuk minderini bulduğunda, fırsatı kaçırmaman gerekir. Sırf dinleyecek birileri yok diye etrafta, cümlelerini cebine tıkıp yoluna gitmemelisin. Bazen kendi kendine, dünyadaki en aptalca filmleri seyretme yükümlülüğü yükleyebilmelisin.
İyi başladığın bir günü berbat şekilde noktalamamak için, bir dakikalığına, kendini ciddiye almayı kenara bırakabilmelisin.
Rudolf Bahro, ekolojik yıkıma götüren pratiklerinin insanın ego yüklü bünyesinden doğduğunu söyler. Sanayi uygarlığı da suçludur; ama kapitalizmi ortaya çıkaran da insanın bu her an tekelleşme ve büyüme arzusundaki yapısı olmuştur. Siz, kendiniz, kendi kendinizi değiştirmedikten ve müthiş bir evrimsel kazanım olan bilincinize tutunurken egonuzu geçmişe gömmediğiniz müddetçe, sizin nezdinizde tüm insanlık kendi kendisini yok etme yolunda emin adımlarla ilerleyecektir. Bahro böyle der.
Ekoloji benim için müthiş bir konu olmasına rağmen, şu dakikada, siktir et ekolojiyi de, kendi kendini dönüştürmeye yoğunlaş diyorum. Kendi kendimi dönüştürdükten sonra, çevremde kim kalmış ya da çevremden kim gitmiş, ekolojik yıkıma katkım artmış mı azalmış mı-ki, azalacaktır- umrumda olmayacaktır zaten.
Du' bakalım.
Soon we'll be found.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder